adı yok

***

sözlükte seni yazdım

biri oneitis tehşisi koydu bana

uzmanına gittiğimde de ruh hastası minvalinde tehşisler koymuşlardı

alışığım yani birilerinin duygularım hakkında yorum yapmasına

yoksa nasıl kaldırayım senin ön yargını bi anda?

***

biriyle tanışmıştım

sosyal mecralarda yürüdüğüm hatunlardan biri

yaşımı sordu, her zamanki gibi fotoğraf atıp tahminleri alayım dedim

yaşını tahmin edemem ama çökmüşsün dedi. tekrar tahmin istedim, ısrarla tahminde bulunmadı.

safi bunu söyledi; çökmüşsün olm sen!

bi daha da sormadım zaten.

tahmin değil, soru sormadım.

iletişim kurmak istemedi. senin karamsar tarafında ezilmek istemiyorum dedi

tamam dedim

*******

bikaç kişiyle konuşuyorum bazen bu konuyu

on yıl diyorum; bekler misin sevdiğini?

çevre mizahşör olunca, cevaplar hep aynı tabi: ayakta mı?

hachiko muyuz olm biz? niye ayakta bekleyelim sevdiğimizi?

beklemek tabirini sen dahil herkes yanlış anlıyor, ya da ben yanlış izah ediyor olabilirim

beklemek lan! almışsın yılbaşı biletini, bekliyorsun ki çekiliş yapılsın.

öyle bi bekliyorsun ki, beynin diyor; lan olm mal mısın sen? ihtimal milyonda bir bile değil!

içindeki güzel ve gerizekalı taraf da cevabı yapıştırıyor: ya demesene öyle?

efsane motivasyon kaynağı değil mi bu durum?

misal bu durumdaki insan, gidip başka bilet mi alır

yoksa elindeki biletin numaralarını mı ezberlemeye çalışır?

peki bir soru daha

vazgeçtim.

***

ben beklemeye 11 yaşımda, ilk işe başladığımda alıştım

güzel günler bekledim safi

tabi bi sınır yoktu, hani hiç bi zaman on yıl sonra güzel gün olsun demedim

plan yapmadım diyelim mi yada?

saf istek. nasıl olacağını bilmiyorum, sadece güzel günler istedim.

seni de böyle istemiştim ben?

nese, zaten güzel günler de sensiz o kadar güzel değilmiş

keşke biri çıkıp şu hatuna vurul, hırpalama kendini bu kadar deseymiş zamanında

boşa uğraşmışım gibi hissediyorum

tamam kızım, emirgan’ı piç etmedim arada; günler istemiştim ben ondan bahsediyorum

=)

yine güzel çevirdim, he?

***

bilen bilir son 4 senemde sevdiğim tek yaşayan varlık papağanım

her seferinde diyorum ki, bugün biraz vakit geçireceğim yavşak’la

bunu der demez bi güzel ötüyo tabi

ee güzelim, piyasa 4. boyutu kovalarken biz 6. hissi öğrettik sevdiklerimize

tabi her seferinde de vazgeçiyorum vakit geçirmekten.

canlı sonuçta, gidecek bi gün.

bugün?

değildir inşallah!

**

yazıyı yarım bırakmıştım burada, sigaram bitmiş.

yağmur başlamış ya blog?

son sigaramın üzerine bir damla düştü

tam o esnada şarkı 25’inci saniyeye gelmiş

..nasıl sayabilir insan yağmur damlası?..

sonradan hukukuna vardım ki; benim sigara sönmüş zaten.

boş boş çekiyorum içime havayı

temiz havayı

saf, zararsız ve belki de faydalı

yaktım tabi sonra geri

seni istediğim gibi

saf, zararsız ve faydalı bi’şey değil ki isteğim?

güzellik kovalıyorum ben

en zararlısından

senden yani.